Ortodonti Tedavisi - 2.Aşama [Damaklık - Aktivatör]


Şuaradaki yazımda da belirttiğim gibi diş tellerimi artık çıkarmıştım. Tam rahatladım falan derken meğerse tedavi daha bitmemiş. Yaklaşık bir ay sonra, gittiğim doktorun sekreteri ev telefonunu aradı. Şans eseri telefonu ben açtım.

+Ali, merhaba. Ben diş doktoru K... A... 'dan arıyorum. Yarın musaitsen gelebilir misin?
-Gelebilirim. Saat kaçta geliyim tam olarak?
+ Saat 14.30'da uygun musunuz?
-Evet.
+Tamam. Yarın 14.30'a yazdım rendavunuzu iyi günler..


Dişçideyim..
Dişçi demek de çok saçma geliyor lan. Ne o öyle. Diş satan biri gibi sanki. :D Neyse gittikten sonra her zaman ki gibi tam saatinde almadılar beni ve yine her zaman olduğu gibi bekleme salonundaki insanlarla salak salak bakışmalar. Günlük gazetelerin dikkatimi çekmediği bir gündeyim. Uykum vardı o gün çünkü bir önceki gün geç yatmıştım.Yaklaşık olarak bir saat bekleme salonunda bekledikten sonra doktorun yanına geçtim.

İlk başlarda, doktorun  korumalık aparat vereceğini düşünüyordum. Çünkü; diş tellerimi çıkardığım son gün bir kalıp ile dişlerin ölçüsünü almışlardı. Ayrıca benden önce diş teli tedavisi gören arkadaşıma, diş teli tedavisinden sonra korumalık vermişlerdi. Benim için de diş teli tedavisinden sonra, korumalık takma aşamasına geçileceğini düşündüm. (Arkadaşım doktoru ile benim doktorum farklı kişilerdi.)   Doktor geldiği zaman elinde şu aşağıda görmüş olduğunuz damaklık denen şeyler vardı. Diğer ve asıl adı "Aktivatör"müş :


Sol taraftaki üst dişlere takılıyor; sağ taraftaki ise alt dişlere takılıyor.

Bunları görünce çok  şaşırdım. Birazda tırstım onlar ne lan dedim. Doktor ağzıma yerleştirir yerleştirmez tık diye bir sesle tam da yerine oturdu. Ben bunu sürekli takamam diye içimden kendi kendime konuşuyordum. Zaten bunlarla konuşmak çok zor. Doktora "bir daha ne zaman kotrole gelmem gerekiyor" diyemedim. Dedim aslında ama kelimeleri çıkartamadım ama doktor bu zeki adam hemen anladı ve "3 ay sonra gel, kontrol edelim" dedi.

Eve doğru giderken ağzımda damaklıklar olduğu için "Lan İnşallah bir tanıdıkla karşılaşmam da konuşmak zorunda kalmam" diyordum içimden. Neyseki eve kadar otobüs durağındaki kadının "6 numara geçti mi?" sorusundan başka konuşmam gereken bir durum olmadı. :)

Bu damaklıklar öyle bişey ki afedersiniz ama tükürük makinası zannedersiniz. Bunu takınca, ağız anormal şekilde tükürük üretmeye başlıyor ve bunlarla yutkunmak da bayağı zor. "Lan bunları takan türüküğüyle boğulur dedim" kendi kendime. Biliyorum, okurken bile mideniz bulandı ve kusacak gibi oldunuz ben de yazarken zorlanıyorum.

Zamanla bunları takmaya alıştım. Tükürük konusunda bir sorun olmuyor ama konuşmak son derece zor. Konuşurken tükürük sıçramadan konuşmak (böğğkk iğrenç bişey lan) da büyük çaba sarfettiriyor. Neyseki takılıp çıkarılabiliyor ve gündüzleri takmam gerekmiyor. :)


Damaklıklar Ne Zaman Takılıyor?
Gece yatmadan önce takılması gerekiyormuş, bir de öylen 2 saat takmak gerekiyormuş. Ben öyle vakti kesinlikle takmıyorum tabi. Gece yatmadan önce takar, sabah çıkarırım.

Bu yazımı ve bundan önceki yazım, diş teli tedavisi görecek olan arkadaşlara bir ön bilgi olması sebebiyle yazdım. Umarım birilerinin işine yarar. Özellikle de yaşadıklarımı anlatmaya çalıştım ki konuyu kavraması kolay olsun. Okuyucu o anı hissedebilmelii.. :D Çünkü sırf soyut örneklerle konu sıkıcı bir hal alabilirdi. Benim takacağım zamanlarda bana hiç anlatan olmamıştı. Hadi gene iyisiniz. :D Tedavi sonuçlanana kadar deneyimlerimi aktarmayı düşünüyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Adsız

Diş Tellerim & Ben [Ortodonti Tedavisi]


Hemen hemen 2 yıl 1 aydır benimle beraber olan diş tellerim; doktorun talimatıyla 2 yardımcısı tarafından bugün itibariyle (19.06.2012) çıkarıldı ve 2 yıllık tedavi aşamasının en zor dakikalarını yaşadım. Bu yazımda hem yaşadıklarımı anlatacağım hem de eğer diş teli takmayı düşünenler varsa buradan; takmak isteyenlere ufak tefek bilgilerde vereceğim. Takmadan önce bende internette arayıp merak etmiştim ama anlatan olmamıştı. :)

Ortodonti Tedavisi : Dişlerin estetiği amacıyla yapılan diş teli tedavisine tıp dilinde ortodonti tedavisi denmekte.

İlk Zamanlar ve Diş Teli Takılırken
2 yıl önce diş tellerim takılırken bayağı rahat takmışlardı. Sabit braketli tel takıldı zaten bana. 20 dakika içinde ağrı sızı olmadan teller takılınca şaşırmıştım : 'Hepsi bu kadar mı?' demiştim kendi kendime. Kesinlike en ufak bir ağrı yada zorlama olmadı. Sadece braketi ilaca sürüyor ve ışık yardımıyla dişe yapıştırıyor ve ilacın kurumasını bekliyor. Yani bir kağıda uhu sürüp duvara yapıştırmak gibi düşünebilirsiniz. Asıl ağrı takıldıktan sonra başlıyor.

Braket : Resimde de görüldüğü gibi dişlerin üzerinde - dişlere yapışmış - duran ufak demirler.
Tel : Tel ise, bıraket arasındaki boşluklardan geçiriliyor.

Bu tarzdaki diş telleri sabittir. İsteğe göre çıkarılıp, takılamazlar. Her tedaviye gidene bu tarzda tadavi uygulanacağı söylenemez. Dişin durumuna göre, tedavi de değişikli gösteriyor.. Kimilerine daha farklı şekillerde teller takıyorlar ama benimki bu şekildeydi.

 
Neyse konua devam edelim..

Diş tellerim takıldıktan sonraki o bir hafta çok berbat geçti. Dişlerde komple bir ağrı. Dayanılması güç bir ağrı. Hele ki ilk gün yemek yiyemedim. Yediğim zaman 2 kat ağrı artıyordu. Ama neyseki bu ağrı çok uzun sürmedi yaklaşık olarak 1 hafta sonra artık rahatlamıştım.

Ama takıldıktan sonra doktor hemen yasakları dayadı. : "Dondurma yemek yok, kola yok, sert şeyler yemek yok vs. vs." oha dedim hadi kola neyse de dondurma ne alaka? Ama tabi 2 yıl bunlarsız olmazdı kaçamaklar oldu. :)

İlk 2 Ay
Dişlerim 2 ay içinde düzeldi. Bende çok kalmaz diye umuyordum ama dişlerin kendi yerlerini koruması için uzun süre kalması gerekiyordu ve doktorun söylediği minimum süre 1,5 yıldı.

2 Aydan Sonrası
Düzeldikten sonra öne çıkan üst dişlerin geri gelmesi için birde elastik takmam gerekiyordu. Yani yani düzelme aşaması kısa sürüyor asıl aşama bu elastik aşamasıydı ve zaten 2 yılı buldu.

Bekleme Salonu ve Kontroller
2 yıl her ay kontrollere gitmekle geçti. Aynı zamanda kullanılan telde kalınlaştırılıyordu ve farklı türlerde elastikler veriliyordu. En nefret ettiğim kısım bekleme salonunda saatlerce beklemekti. Minimum 1 saat banko kalıyordum zaten; maksimumu yok. 5 saat beklediğim günü bilirim. Ne sabırmış bendeki de!

Her gittiğimde eğer braketlerde kopma varsa teknisyen hanım sürekli strese girerdi : "Yine mi kopardın. Ay çok yordun beni. Lanet olsun şu arkadaki tüpleri takmaktan nefret ediyorum vs." söylenirdi. Bazende iyi gününe denk gelirdim tabi. Bayağı da ilgilendiler sağolsunlar..

...Ve Bugün - 19 Haziran 2012
18 haziranda randevum vardı ama sekreter kadın evi aramış kardeşim telefonu açtı randevunu yarın saat 2ye aldılar dedi.

Neyse sonuç olarak hazırlandım otobüse atladım ve dişçiye gittim. Otobüsü kaçırdığımdan saat 14.30'da ordaydım. Her zamanki gibi kalabalıktı. 3 kız vardı ki sürekli bakışıyorduk. Klasik bekleme salonu bakışmaları. Acaba bakıyor mu falan hissi. Zaman geçtikçe kalabalık da azalıyordu ve yaklaşık olarak 1 saat sonra içeri aldılar. 4 farklı oda var içerde birinde beklemeye başladım doktoru orda da 30dk. geçti ve saat 16.00'da doktor geldi.

Dişlere baktı baktı ve çıkarıyoruz dedi. Beklemiyordum. Şaşırdım teknisyen kadınları çağırdı. Telleri doktor çıkarmıştı. Braketleri çıkarmak ve ondan sonraki herşey teknisyenlere aitti ve artık eziyet başlıyordu.

İlk önce saati sordu teknisyen bayan. Saat 16.10 dedim ve başladı. Ne yaptığını anlamam zordu yaklaşık 20dk. ağzımın açık kalması tam bir eziyetti! Çenem o kadar ağrımaya başlada ki artık ne yapacağımı bilemez oldum. Çok zor bir durumdu o 20 dakika berbat geçti. Ondan sonra dişlerin kalıbını falan da aldılar koruma yaptıracaklarmış dediler. Yaklaşık 15 dakika da bekledim tek başıma.

Daha sonra dinlendin mi dediler. Evet dedim ve demez olaydım. Zaten yüzümü kapattıkları ve boğazıma kalın selpaklardan koymalarından anladım ki ben b.ku yedim.. Ne sürdü ne koydu anlamadım. Tazzikli bi şekilde ağzımı bir ilaçla temizlemeye başladı. Acayip bir şekilde acımaya başladı dişlerim. En berbat şey de o tükürük çeken aletin yetersiz kalması ve yutmamak için kendini zor tutman ayrıca ağzın uzun süre açık kalması eziyetin kendisiydi.

Ne kadar sürdü bilmiyorum ama çok zordu. Yüzümü açtılar ve yan tarafa tükürme lavaboya git dediler elimede kalın peçetelerden verdiler. Lavaboda tükürür tükürmez sadece kan tükürdüm sanki. Ağzımın farklı yerleri ve diş aralarından kan akıyordu sürekli ağzımı çalkaladıkça geliyordu. Yüzüm hep o ilaçtan olmuştu.

Neyseki bitti ve çıtım. Geriye koruma maskesini almak kaldı. Yani son birkez daha oraya gideceğim. Dişlerin aynı konumunu koruması sebebiyle ona gerek varmış.

Öyle yada böyle 2 küsür yıl geldi geçti ama gerçekten de bayağı ilgilendiler. Teknisyenler ve doktoruma burdan teşekkürler.. Ha muayenedeki eziyetin sebebide onlar değil tabi. Tedavi öyle. Onlar ne yapsın..

Ama diş tellerimin hep farklı bir tarz verdiğini düşünmüşümdür. Belkide kızların bana yakıştırmasındır bilemem ama küçüklüğümden beri kuzenime özenmişimdir. Güzeldi diş tellerimle geçen 2 yıl. Burada eziyet kısmında anlattıklarım sizi yanlıs bilgilendirmesin. Belki de ben abartıyorumdur bilemiyorum ama o kadar da kötü değil çünkü en sonunda dişlerinizi görünce bunların önemi kalmıyor.

Adsız
 
 
OrtayiPisletenV1 - Copyrgiht 2013 - Tüm haklarımı annem kaldırdı - Tema Yapımcısı: TanerC.